Migros, satın almadan satış sonrası hizmetlere, değer zincirinin tamamında güvenilir ve çevre dostu bir operasyonel yapının teşkil edilmesi için çalışıyor. Bu amaç doğrultusunda, çevre yönetim sistemlerimizi geliştirir, biyoçeşitliliğin korunmasına önem verir, iklim değişikliğiyle mücadelede çalışmalar yürütür, sürdürülebilirlik odaklı tedarikçilerden oluşan bir tedarik temeli oluşturur, çeşitli paydaş gruplarıyla işbirlikleri geliştirir ve Migros Sürdürülebilirlik Komitesi ile çarpan etkisini artırmak adına sosyal projeler yürütürüz. Bu anlayışla, operasyonlarımızı pazarımızda çevreci ve sorumlu perakendeci olarak öncü pozisyonumuzu geliştirme vizyonuyla yürütüyoruz. Bu doğrultuda, operasyonlarımızda mükemmelliği sağlamayı, çevre koruma konusunda toplumsal bilinci ve katılımı artırmayı hedefliyoruz.
Operasyonlarımızın temel hedeflerinden birisi de çevresel sürdürülebilirliğin korunmasıdır. Çevre yönetim vizyonumuz; çevresel etkilerin sürekli yönetimi, biyoçeşitlilik değerinin geliştirilmesi için çalışılması, değer zinciri genelinde etkilerin yönetilmesine yönelik olarak tedarikçilerle işbirlikleri oluşturulması ve toplum genelinde farkındalığın artırılması için çeşitli proje ve kampanyaların yürütülmesini kapsamaktadır. Şirketimizin, yeni faaliyet alanları yaratılması öncesinde çevresel etkisi değerlendirilmektedir.

Migros, 2015 yılında çevresel konularda herhangi bir kural ihlali yapmamıştır.

Bununla birlikte, Migros olarak çevre üzerindeki olumsuz etkilerimizi azaltmayı taahhüt etmekte ve bu kapsamdaki çalışmalarımızı şeffaflık ilkesi gereği tüm paydaşlarımız ve kamuoyu ile her yıl paylaşmaktayız. Şirketimiz, çevre yönetim sistemi kapsamını ve takip sonuçlarını her yıl kamuya açıklar ve iklim değişikiği stratejisini ve CO2 salımı sonuçlarını 2014 yılından bu yana bir uluslararası oluşum olan Carbon Disclosure Project’e (CDP) raporlar.

Migros Çevre Politikası; paydaşlarımızla birlikte hareket ederek, çevre bilincinin geliştirilmesine, çevrenin korunmasına, gelecek nesillerin ihtiyaçlarını ön planda tutarak onlara temiz bir çevre bırakmamıza yönelik çalışmalar yapılmasını öngörmektedir.

Bu nedenle,
Operasyonlarımızdan kaynaklanan çevresel etkileri sürekli takip eder, kontrol altında tutar ve azaltırız;

Çevre yasalarına uyum gösteririz;
Su ve enerji gibi kaynakların etkin kullanımına yönelik projeler geliştiririz.

Bu ilkeleri tüm operasyonlarımızda hayata geçirebilmek için;
Enerji verimliliğini artırmaya çalışır, iklim değişikliğiyle mücadele amacıyla sera gazlarının kontrolü ve azaltımına yönelik projeler geliştiririz,

Sıfır atık hedefi doğrultusunda, operasyonlarımızdan kaynaklanan tüm atıkların enerjiye dönüştürülmesi ve ekonomiye geri kazandırılması için çalışırız,

Müşterilerimize sunduğumuz ürünlerin ömür döngüsü genelinde sürdürülebilirliğinin geliştirilmesi adına tedarikçi performansının daha da artırılması ve böylelikle biyoçeşitliliğin korunmasına önem veririz,

ISO 14001 Çevre yönetim sistem standardını kalite yönetim sistemimize entegre etmek için çalışırız.

Migros Yönetim Kurulu, risk ve fırsat odaklı bir görüşle şirketimizin çevre yönetimine yönelik stratejik yaklaşımını belirlemekten sorumludur. Çevre konularında performansımızın geliştirilmesinden sorumlu olan Migros Sürdürülebilirlik Komitesi ve şirketimizin üst düzey yönetimi, bu stratejik yaklaşımları iyileştirme planlarına, proje ve uygulamalara dönüştürür. Elde edilen performansın takip ve değerlendirmesine yönelik nitel ve nicel anahtar performans göstergelerini belirler. Çevre Politikamız doğrultusunda performans gelişimini amaçlayan çalışmalar, Kalite Yönetimi Grup Müdürlüğü tarafından yürütülür, Sürdürülebilirlik Komitesi ve Dağıtım ve Lojistik Merkezleri Direktörlüğü’ne raporlanır. Bu iki organizasyon çevre konularına yönelik stratejilerimizin, uygulamalarımızın ve performansımızın değerlendirilmesini ve sonuçlarının üst yönetime sunulmasını gerçekleştirir. 2015 yılında şirketimiz, tadilat gerçekleştirdiğimiz mağazalarımıza soğuk sistem izleme ve altyapısı uygun olanlarda da iklimlendirme ve aydınlatma otomasyon kurulumları gerçekleştirdi. Yeni açılan mağazalarımızda da geçen yıl ortalamasına göre %10 enerji verimliliği sağlayan sistemler kurdu. Ayrıca, şehirlerarası toplantıların online sistem üzerinden gerçekleştirilmesini mümkün kılarak iş seyahatlerini azaltmamızı sağlayan video konferans sistemi, bilgisayar ve monitörlerin enerji tasarrufu sağlayan yeni nesil sistemlerle değiştirilmesi, merkezi sunucuların sanallaştırılması ve bulut sistemine geçiş, Sanal market kapsamında elektrikli araç alımı gibi uygulamalarla toplam 5,5 milyon TL tasarruf sağladı.

Hedeflerimiz
Türkiye Cumhuriyeti Paris anlaşmasını imzalamış ve 2030 itibarıyla sera gazı emisyonlarını mevcut durumdan %21'e kadar azaltacağını beyan etmiştir. Migros olarak, biz de hedeflerimizi bu doğrultuda belirledik.

Migros olarak, Çevre Politikamız uyarınca, ISO 14001 çevre yönetim standardı ilkelerini benimsiyoruz. Tüm çalışmalarımızı bu ilkeler ışığında sürdürmeyi, Çevre Politikamızı düzenli olarak gözden geçirmeyi taahhüt ediyoruz. 2015 yılında hız verdiğimiz çevresel sürdürülebilirlik çalışmalarımızı kalite yönetim sistemlerine taşıdık. Bu doğrultuda, 2016 yılında TS EN ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi Belgesini almayı hedeflemekteyiz.

Tüketici Ürünleri Forumu (CGF – Consumer Goods Forum) üyesi ve yönetim kurulu üyesi olarak iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik konularındaki çalışmalarımızı, CGF’nin taahhüt ve ilkeleri ışığında belirliyor ve takibini gerçekleştiriyoruz. CGF dünya hızlı tüketim ürünleri ve perakende sektörüne sosyal ve çevresel sürdürülebilirlik, sağlık ve refah, ürün güvenliği gibi konularda yön vermektedir. Sektörün iklim değişikliğine etkisini azaltmayı vaad etmekte ve stratejik işbirliklerinin kurulmasıyla üyelerinin ormansızlaşma, soğutma ve atık çerçevesinde belirlenen ana konularda taahhütler belirlemesi ve gelişimin sağlanması için itici güç oluşturmaktadır. Tüm üyelerinin yıllık çalışmalarını raporlayarak kamu ile paylaşmaktadır. Migros olarak, CGF yönetim kurulu üyeliğimiz kapsamında verdiğimiz tüm taahhütleri ve sürdürülebilirlik çalışmalarımızı düzenli olarak CGF’e raporluyoruz.

Sıfır atık ana hedefimize ulaşmak için çalışmalarımızı sürdürürken ilk etapta gıda atıklarımızın imha tonajının toplam gıda satış tonajımıza oranını 2020 yılına kadar %25, 2025 yılına kadar ise %50 azaltmayı taahhüt ediyoruz. Bu doğrultuda, 2016 yılında %5’lik bir azaltım hedefliyoruz. Ayrıca, her yıl faaliyetlerimizden kaynaklanan sera gazı emisyonlarını bir önceki dönemlere göre düşürmeyi hedefliyoruz.

Bu doğrultuda, 2020 yılına kadar

  • Günlük satış alanı metrekaresi başına elektrik enerjisi kullanımımızı 2013 yılına kıyasla %10 azaltmayı,
  • Günlük satış alanı metrekaresi başına karbon emisyon salımı değerimizi 2015 yılına kıyasla %10 azaltmayı,
  • 2016’ya kıyasla, çalışan başına düşen yıllık su tüketimi miktarını %4 azaltmayı taahhüt ediyoruz.

Sürdürülebilir bir değer zinciri oluşturmak adına çevreye yönelik çalışmalarımıza çalışanlarımız, müşterilerimiz, tedarikçilerimiz ve diğer tüm paydaşlarımızı dahil ediyoruz. Mağazalarımızda bulunan Çevreci Kiosklarımızla müşterilerimizin cam, metal ve kağıt atıklarını ayrıştırarak geri dönüşüme kazandırması için teşvik ediyoruz. Ayrıca, pil, elektronik eşya ve yağ gibi çevresel etkisi büyük olan atıklarını da mağazalarımızda toplayarak yetkili firmalar aracılığıyla geri dönüşüme kazandırıyoruz. Ek olarak, tedarikçilerimize yönelik gerçekleştirdiğimiz kalite denetimlerimizde de operasyonları sonucunda oluşan çevresel etkilerini sorguluyor, beklentileri karşılamayan tedarikçilerimizden gelişim talebinde bulunuyoruz. Böylece, çevresel farkındalığı paydaşlarımız arasında da teşvik ediyoruz.

Doğa Dostu Uygulamalarımız
Migros olarak, doğa dostu uygulamalar konusunda sektörümüzün öncü şirketiyiz. Bu doğrultuda, yasal düzenlemelerin ötesinde ilke ve standartları benimser, iklim koruma, sorumlu satın alma, atık geri dönüşümü gibi çeşitli çevre konularında en iyi uygulama ve proje örneklerini hayata geçiririz. Bu çalışmalara başta müşterilerimiz ve çalışanlarımız olmak üzere tüm paydaşlarımızın da katılımını destekliyor, çalışmalarımızın çarpan etkisini artırması adına toplum ve STK’larla da iletişim ve işbirliği içinde çalışıyoruz.

Bu kapsamda, Dünya Çevre Günü için, çevre temizliği bilincini geliştirmek adına önemli bir sosyal sorumluluk projesine imza attık ve Anadolu Yakası’nın en yoğun sahillerinden Caddebostan’ı ve Avrupa Yakası’nda Bakırköy sahil şeridini çalışanlarımızın gönüllü katılımıyla temizledik. 2015 senesinde ikincisi düzenlenen etkinlikte ‘Çevre Bizim, Sahil Bizim’ söylemiyle yola çıktık. Çalışanlarımız sahil şeridi boyunca atık toplayarak herkesi çevre konusunda duyarlı olmaya davet etti. Migros çalışanlarının başlattığı bu çevre hareketine destek veren Exitcom Elektronik’in atık sergisi Caddebostan Migros mağazasında sergilendi. DEHA Bitkisel Atık Yağ Toplama Bilgilendirme Standı ise Caddebostan Migros mağazasından sonra 5 Haziran’da Galeria Migros mağazasında Migros müşterilerini bilinçlendirdi. 2014 senesinde ilk defa yapılan “Çevre Bizim Sahil Bizim” projesi, ISO 14001’e uyumluluk açısından fark yaratan bir proje olarak ortaya çıktı ve Migros Çevre Temizleme Komitesi bu süreçte oluşturuldu. “Çevre Bizim Sahil Bizim“ projesi bunların sonucunda 2014 senesinde Migros bünyesinde düzenlenen ödüllerde “Kurumsal Projelerde Başarısı Öne Çıkanlar” kategorisinde birinci oldu. Dünya Çevre Gününü kapsayan hafta, Migros’ta Çevre Haftası olarak kabul edildi. Elde edilen faydalar, özellikle genç nesilde farkındalık yarattı.

Doğal kaynakların verimli ve tasarruflu kullanımına önem veren Migros, gelecek nesillere daha yaşanabilir bir çevre bırakmak amacıyla 2015 yılında, Genel Müdürlük bünyesinde “ Bizi Hayata Geri Döndür” atık ayrıştırma projesini hayata geçirdi. Genel Müdürlüğümüz kapsamında çıkan ambalaj atıklarının, kağıtların, cam atıkların ve organik atıkların kaynağında ayrıştırılmasını sağlayarak ülke ekonomisine kazandırılmasına aracılık edildi. Ayrıca çalışanlarımızın gözünde projeyi daha anlaşılır hale getirmek ve dikkat çekmek için her bir atık için bir renk belirlendi ve Genel Müdürlük içerisinde belirli bölgelere atık kutuları konumlandırılarak, tüm çalışanlarımız ve temizlik personellerimiz için atık ayrıştırma projesi konusunda gerekli eğitimler verildi.

Bu sayede; 2015 yılının son 4 ayı içerisinde Genel Müdürlük kapsamında 16,3 ton kağıt karton atığı, 0,5 ton cam atığı toplanarak lisanslı firma aracılığı ile geri dönüşümü sağlandı. 2016 yılında aynı projenin Migros Bölge Direktörlüklerine de yaygınlaştırılması hedeflenmektedir.

2015 yılında 53 ildeki 300 Migros mağazasına müşterilerimizden gelen bitkisel atık yağların toplanması amacıyla yağ toplama bidonları konumlandırıldı. Yapılan bu proje sayesinde duyarlı müşterilerimiz tarafından getirilen atık yağlar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş lisanslı firmaya teslim edilmekte ve Biyodizel üretimi sağlanmaktadır. Bitkisel Atık yağların toplanması sonucunda aynı zamanda TURMEPA Deniz Temiz Derneği aracılığı ile denizlerimizin temizlenmesine de katkı sağlanmaktadır.

2015 yılı içerisinde 22,45 ton bitkisel atık yağ, lisanslı firmalara teslim edildi. 2015 yılında başlatılan proje, 2016 yılında yaygınlaştırılarak bidon konumlandırılan mağaza sayımız 805’e yükseltildi.
Çevre Politikamız gereği, çevre koruma çalışmalarına büyük önem atfetmekteyiz. Tüm operasyonlarımız kentsel alanlarda bulunuyor ve kamu otoritelerince yetkilendiriliyor. Yüksek biyoçeşitlilik niteliğine sahip arazi ve sulak alanlarda faaliyet gösteren operasyonel birimimiz bulunmuyor. Buna uygun olarak su kaynakları, toprak ve doğal yaşam alanları üzerinde belirgin bir etkimiz de kaydedilmemiştir. Ancak her fiziki faaliyet, fiziki çevre üzerinde bir düzeyde etki yaratır. Bu nedenle, dolaylı dahi olsa tüm etkilerimizin azaltılması için çalışmaktayız. Bu bakış açısıyla, su tüketimini, atık su deşarjını, katı atıkları dikkatle yönetiyor, geri dönüşümü destekliyor, toplumsal farkındalığı artırıcı sosyal projeler geliştiriyor ve müşterilerimizin sorumlu tüketim tercihlerini benimsemeleri adına iletişime geçiyoruz.

Ayrıca, Türkiye 1992 yılında, Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) tarafından geliştirilen Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’ni (Convention on Biological Diversity) imzalamış, 1996 yılında onaylamış ve 1997 yılında ülkemizde yürürlüğe koymuştur. Bu tarihi takiben devlet tarafından verilen tüm yasal izinler biyoçeşitlilik konusunu da kapsamaktadır. Migros olarak, tüm mağazalarımızı yasal izinler ve ruhsat alındıktan sonra açmaktayız ve bu doğrultuda, mağazalarımızın açılmasına çevre kapsamında tüm değerlendirmeler yapıldıktan sonra izin verilmektedir.

Tarımsal ürün perakendecisi olarak, ekolojik biyoçeşitliliğin desteklenmesi adına en önemli etkimiz tedarik zincirimiz kanalıyla gerçekleşiyor. Bu kapsamda, Tedarik Zinciri üzerindeki etkilerimizi yönetebilmek amacıyla, ürünlerimizi İyi Tarım Uygulamaları’nı benimseyen tedarikçilerden sağlamayı tercih ediyor ve böylece tarım arazisi çevresindeki biyoçeşitlilik üzerinde tarımsal üretim kaynaklı olumsuz etkilerin azaltılmasına katkı sağlıyoruz.

Ayrıca tarım üreticilerinin daha güvenli üretim yapmaları amacıyla zararlılarla alternatif mücadele yöntemleri geliştirmelerine katkı sağlamak amacıyla çalışmalar başlattık.

Tarımsal ürünlerden özellikle turunçgil ürünleri, gerek ihracat gerekse iç tüketim açısından Türkiye tarımında önemli bir yere sahiptir. Bu ürünler elde edilirken çeşitli hastalıklar, zararlılar ve yabancı otlar verim ve kaliteyi etkiliyerek ekonomik kayıplara sebebiyet vermektedir. Bu kayıpları önlemek için biyolojik mücadele programları ile entegre mücadele programları birlikte uygulandığında, başarılı sonuçlar elde edilmektedir. Biylojik Mücadele Teknikleri zirai ilaç kullanımını kaldırmasının yanı sıra biyolojik çeşitliliğin korunmasınada büyük katkı sağlamaktadır. Bu amaçla Turunçgil ürünlerinde üreticilerimize zirai ilaç kullanımı dışında da alternatif mücadele yöntemlerinin gösterilmesine yönelik olarak “Narenciye Tarımında Biyolojik Tekniklerin Kullanımı Projesi”; Adana Biyolojik Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Türkiye’nin en büyük Turunçgil üretici firması ve Migros’un destekleri ile başlatıldı. 2016 yılı sonunda projenin tamamlanması hedeflenmektedir.

Su Yönetimi
Migros olarak, çevre duyarlılığımızın bir parçası olarak doğal kaynaklarımızın korunması için tüm faaliyetlerimizde su verimliliğini sağlamak üzere çalışmalar yapmak ve faaliyetlerimiz sonucu açığa çıkan atık suyun ise çevresel etkilerini önlemek ve yasal yükümlülükleri yerine getirmek çalışma prensiplerimiz arasında yer alıyor. Bu amaçla mağazalarımız, hizmet reyonlarımız ve üretim tesislerimizde kullanılan su tüketimi aylık olarak izleniyor ve üst yönetimimize raporlanıyor.

Migros operasyonlarında mağazalar, genel müdürlük, bölge direktörlükleri, dağıtım merkezleri, meyve ve sebze depoları ve MIGET ve Gebze Et Üretim Merkezimiz olmak üzere 2015 yılında toplam 637.533,67 m3 su tüketimi gerçekleşmiştir. 2016 yılı itibari ile su tüketimi “kişi başına su tüketim miktarı” olarak takip edilmekte olup her yıl kullanım miktarının %1 azaltılması hedeflenmektedir.

Operasyonlarımızda kullanılan suyun büyük çoğunluğu belediyelerin su şebekelerinden karşılanıyor. Mağazalarımızda oluşan atık su, kanalizasyona deşarj edilmektedir. Organize Sanayi Bölgeleri’nde (OSB) yer alan Dağıtım ve Üretim Merkezlerimizde oluşan atık su, ortak arıtma tesislerine deşarj edilmektedir. Arıtma tesisi bulunan Gebze ve Kemalpaşa Dağıtım Merkezlerimizde oluşan atık su, arıtma tesislerinde yasal limitlerin çok altında kirlilik yükü düzeyine düşürüldükten sonra kanalizasyon sistemine deşarj edilmektedir. Böylelikle Migros operasyonları neticesinde su kaynaklarının biyoçeşitlilik nitelikleri üzerinde belirgin bir etkinin oluşmamasını güvence altına almış oluyoruz. Tüm operasyonel birimlerde, su tüketimini aylık bazda takip ediyor ve verimli ekipmanlar kullanarak su tüketimini azaltmayı amaçlıyoruz.

Migros olarak, çevre bilincinin oluşturulması, farkındalık yaratılması, gelecek nesillere daha sağlıklı ve yaşayabilecekleri bir çevre bırakılması adına birçok çevreci çalışma yürütmekteyiz.

Katı Atık Yönetimi
Etkin bir atık yönetimi, doğal kaynakların yok olmasının ve atıkların insan ve doğal hayat üzerindeki etkilerinin engellenmesinin en önemli etkenidir. Bu doğrultuda Migros, 2011 yılında ‘Sıfır’ atık hedefiyle şekillenen entegre atık yönetim sistemini Boğaziçi Üniversitesi işbirliğiyle yapılandırdı. Bu sistemin temelleri atıkların kaynağında ayrıştırılmasına, geri kazanım olanaklarının geliştirilmesine ve geri kazanılamayan atıkların ise yasal düzenlemelerde belirtilen uygun yöntemlerle bertarafına dayanmaktadır.

Kaynağında ayrıştırmanın, atıkların ekonomik değere dönüştürülmesinde önemli bir rolü bulunuyor. Bu amaç doğrultusunda mağazalarımızda çalışanlarımıza yönelik farkındalık artırıcı eğitimler organize ediyor, çalışanlarımıza atıkların uygun yönetimine yönelik rehberler ve ekipmanlar sağlıyoruz. Böylece, ambalaj atıklarımızın toplanarak geri dönüşüme gönderilmesini sağlıyoruz.

Migros çevresel bazlı sürdürülebilirlik kapsamında gıda kayıp ve atıklarının azaltılmasını stratejileri arasına aldı. 20 Mart 2015 tarihinde CGF (Tüketici Ürünleri Forumu) tarafından yayınlanan FLW (Food Loss& Waste) standartına uyum çalışmaları başlatıldı. Bu standart kapsamında gıda kayıp ve atıklarımız kategorize edildi, miktarları hesaplandı ve çıkan sonuçların yönetilebilmesi için analiz çalışmalarına başlandı.

Satışını gerçekleştirdiğimiz ürünlerden, tedarikçi firmasına iade verilmeyen ve raf ömrü kısa gıda maddeleri satılmadığı takdirde organik atık oluşturmaktadır. Önemli sayıdaki mağazalarımızda bu organik atıkları topluyoruz. Bu yöntemle toplanan organik atıkları mümkün olan noktalarda, enerji geri kazanımında ve biyokompost elde etmede kullanıyor ya da belediyelerin atık bertaraf merkezlerine gönderiyoruz.

2015 yılında 165 mağazamız ve Bursa Sebze ve Meyve depomuzdaki organik atıklar kaynağında ayrıştırılarak biogaz tesisine, 5.727,68 ton organik atık gönderildi, bu atıklardan 572.800 m3 biyogaz veya 3.326 ton kompost elde edildi.

İkincil ambalaj malzemeleri de belirgin bir atık kaynağı oluşturmaktadır. Bu atıkların oluşmasını önlemek amacıyla 2013 yılında meyve ve sebzelerde katlanabilen yeniden kullanılabilir plastik kasa kullanılmasına başlayarak plastik ve karton kullanımı belirgin ölçüde azalttık. 2014 yılında bu uygulamayı kırmızı et ürünlerinde de başlattık.

Yeniden kullanılabilir taşıyıcı uygulaması, hem taşıma hem de üretim süreçlerinde CO2emisyonlarını azaltmayı amaçlıyor. Yeniden kullanılabilir taşıyıcı uygulaması IFCO ve CHEP şirketlerince yürütülmekte; böylelikle iadelerde verimlilik artmakta ve tek kullanımlık kasa ve paletlere kıyasla daha sürdürülebilir olmaktadır.

Basılı pazarlama materyalleri dolayısıyla, belirgin miktarlarda kağıt kullanılmakta, bu da sonrasında atık oluşturmaktadır. Bu tüketimi azaltmak amacıyla kağıt boyutu ve tasarım düzenini değiştirdik. Ayrıca, 2015 Nisan ayında tüm insertlerimiz geri dönüştürülmüş kağıt ile basılmaya başlandı ve bu kapsamda, 2015 yılında 1.030 ton geri dönüştürülmüş kağıt kullandık. Pazarlama materyallerine ek olarak, mağazalarımızdaki kağıt kullanımını, mağaza müdürleri için tasarlanmış olan MİO adlı bir tablet uygulaması ile azalttık. Bu uygulama ile birlikte, mağaza müdürleri çeşitli veri ve analizlere (planogramlar, ürün bilgileri, indirimli satış analizi vs.) tabletleri üzerinden ulaşabiliyor ve günlük rutin raporlarını dijital olarak görüntüleyebiliyor. Bu uygulamanın kullanılabilmesi ve çalışanlarımızın tablet kullanımına geçmesi ile birlikte yılda 37,90 ton kağıt tasarrufu sağlanmaktadır.

Biyoçeşitlilik üzerindeki etkimizin azaltılmasına yönelik olarak, operasyonlarımız genelinde geliştirdiğimiz uygulamaların yanında tüketicilerimizi sorumlu tercihler geliştirmelerine teşvik edecek çalışmalar yürütüyoruz. Bu kapsamda plastik torbalar büyük bir önem taşıyor. Plastik torba kullanımının azaltılması amacıyla, sürekli ağırlık optimizasyonu çalışmaları yürütüyor, kasa çalışanlarına yönelik farkındalık eğitimleri düzenliyoruz. Migros olarak, müşterilerimize sorumlu tercih olanakları sunmak adına tekrar kullanılabilir torbaların satışını gerçekleştiriyoruz. Pazarında çevre dostu poşet uygulamasını ilk başlatan perakendeci olarak, plastik torba tüketiminin azaltılması konusunda belirgin bir başarı elde etmiş durumdayız. 2011 yılında müşteri poşeti kullanımını %9 azalttıktan sonra müşterilerimizle daha fazla iletişim kurarak 2012 yılında %4, 2013 yılında %1,6 ek azaltım gerçekleştirdik. Bu yeni değerlerle müşteri poşeti kullanımında makul bir düzeye ulaştık.

Azaltma hedeflerini gündemimizde tutarak 2014 yılında yeni bir gösterge seti oluşturduk. Bu kapsamda müşteri poşeti kullanım performansımızı poşet başına ürün adeti ölçümü yaparak da izlemeye başladık. Ancak elde ettiğimiz verileri analiz ettiğimizde, mevcut KPI’da değişiklik yapma kararı aldık. Bundan sonra müşteri poşetlerinin tüketim oranları “müşteri başına poşet adeti” olarak takip edilecek. Buna göre; 2014 yılında müşteri başına poşet adeti 1,87, 2015 yılında ise 1,79 olarak tespit edilmiştir. Bu doğrultuda, 2015 yılını esas alarak 2020 yılına kadar müşteri başına poşet adetini 1,75’e indirmeyi taahhüt ediyoruz.

Çevre üzerindeki etkileri daha da azaltmak amacıyla, müşterilerimizi plastik kart yerine mobil Money Club Kart kullanmaya teşvik ediyoruz. 2014 yılı itibariyle %7,9 olan mobil Money Club Kart kullanım oranını, 2015 itibariyle, kartlı alışveriş işlemlerinde %25’e vardı. Aynı kullanım oranı, tüm alışveriş işlemlerinde ise 2015 hedefi %9’u geçerek, %10,66 oranına ulaştı.

Migros doğal kaynakların etkili kullanımı amacıyla operasyonel faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan metal, ahşap, kağıt, plastik, cam nitelikli tehlikesiz atıklarını kaynağında, ayrı ayrı toplayıp lisanslı firmalar aracılığı ile en uygun metodlarla geri dönüşüme göndererek ekonomiye ve çevrenin korunmasına önemli katkı sağlamaktadır.

2015 yılı içinde toplamda 10.021 ton olmak üzere 4.380 ton ahşap, 2.514 kağıt, 2.206 ton metal, 784 ton plastik ve 137 ton cam tehlikesiz atığın geri kazanımı sağlandı.

Bununla birlikte, mağazalarımızdan çevre mevzuatı gereklilikleri doğrultusunda ambalaj atıkları ilgili belediyeler tarafından bildirimi yapılan Atık Yönetim Planı onaylanan atık toplama belgeli firmalara verilmektedir.

Müşterilerimizi, evlerinde oluşan ambalaj atıklarını ayrıştırarak toplamaları ve mağazalarımızda kağıt, plastik, metal ve cam atıklar için ayrı ayrı bulunan kutulara bırakmaları için teşvik ediyoruz. İlk kez 2010 yılında atık toplamak amacıyla başlattığımız Çevreci Kiosk uygulamasıyla bugüne kadar 8,3 milyon adet ambalaj atığı toplamayı başardık. Bazı mağazalarımızda kurduğumuz “Çevreci Kiosklar”, amacı müşterilerini bu atıkları getirmeye teşvik etmek olan başka birçok proje için merkez nokta haline geldi.

Unilever ortaklığıyla, 2014 yılında gerçekleştirdiğimiz geri dönüşüm projesi çerçevesinde, müşterilerimizin kozmetik ve deterjan grubu plastik ürün ambalajlarını Migros mağazalarında bulunan “Çevreci Kiosk”larının ekranlarındaki barkod okuyucuya okutarak geri dönüştürmeleri amaçlandı. Müşterilerimizin, ürünlerini ilgili bölümlere atarak Money Club kartlarına Unilever’in deterjan ve kişisel bakım ürünlerinde %25 indirim tanımlandı. Proje dahilinde, bir önceki yılın aynı dönemine göre geri dönüşüm oranlarında %20,2’lik bir artış olduğu görüldü.

Özgün markalı ürünlerin ambalaj atıklarının, üyesi olduğumuz ÇEVKO Vakfı aracılığı ile toplanarak geri dönüşümleri sağlanıyor. Tüm özgün markalı ürünlerimizin üzerinde “Yeşil Nokta” amblemi yer alıyor. Bu kapsamda, 2013 yılında 2.227 ton, 2014 yılında 3.623 ton ve 2015 yılı içerisinde de 3.632 ton ambalaj atığı Migros adına toplatıldı ve geri dönüşümleri sağlandı.

Kullanılmış piller tehlikeli atık oluşturmaktadır. Atık pillerin toplanmasını artırmak amacıyla TAP Derneği (Taşınabilir Pil Üreticileri ve İthalatçıları Derneği) işbirliğiyle başlattığımız uygulama kapsamında Migros mağazalarına atık pil toplama kutuları yerleştirdik. Toplanan atıklar; taşınabilir pillerin toplanması, taşınması, mağazaya alınması ve atılması konularında Çevre ve Şehircililik Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş tek kuruluş olan TAP’a iletilmektedir. Uygulama kapsamında 2012’de 0,2 ton, 2013’te ise 2,89 ton, 2014’te 0,917 ton ve 2015 yılında 1,24 ton atık pil toplandı ve geri dönüştürülmek üzere TAP Derneği’ne gönderildi. Önümüzdeki yıllarda da bu çalışmayı devam ettirmeyi hedefliyoruz.

Migros olarak, 2013 yılında Macrocenter, 5M Migros, MMM Migros, MM Migros mağazalarında, elektrikli ve elektronik eşya (EEE) atıklarının toplanmasına yönelik bir program başlattık ve bu çalışmamızla sektörümüzde geri dönüşümün geliştirilmesinde üstlendiğimiz öncü rolü bir kez daha gözler önüne serdik. Halen devam eden EEE atık toplama projemiz kapsamında, elektronik atık toplayan mağazalarımızın duyurusu Migros kurumsal web sitesinde yer alıyor. Elektrikli ve elektronik eşyalarını bu mağazalarımıza getiren müşterilerimize mağaza personelimiz tarafından atığın teslim alındığını belirten bir belge veriliyor. Sonrasında, atıklar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş lisanslı kuruluşların geri dönüşüm tesislerine gönderiliyor.

Bu kapsamda, 2014 yılında toplamda 72,23 ton, 2015 senesinde ise 115 ton elektrikli ve elektronik cihaz atığı toplandı ve geri dönüşüm sağlanmak üzere gönderildi. 2015 yılında gerçekleştirdiğimiz gıda, kağıt, cam, plastik, metal ve elektronik geri dönüşümleri ile 5.269,67 ton CO2 eşdeğeri emisyon tasarrufu sağlamış olduk.

Biyoçeşitliliğin Desteklenmesi
Migros, operasyonel etkilerin azaltılmasıyla biyoçeşitliliğin korunmasına ek olarak toplumsal bilincin artırılması ve doğa değerlerinin korunmasına yönelik de projeler hayata geçirmektedir. Daha geniş çaplı olumlu bir etkinin oluşturulması için bu gibi projelerde, STK’larla ortaklıklar kuruyoruz. Çevreci Kiosklarımız sayesinde, çevreye duyarlı müşterilerimiz bu kiosklara getirdikleri atıklar ile nesli hızla tükenen deniz kaplumbağalarını evlat edinme ya da Migros Müşteri Ormanı’na fidan bağışında bulunma imkanına sahip olmaktadır. Nesli hızla tükenen kaplumbağaların evlat edinilmesi projesi, WWF ile 2012 yılında başlatılan biyoçeşitliliğin korunmasına yönelik bir projedir. Atıkların toplanması konusuna müşterilerimizi de dahil ederek IUCN Kırmızı Listesi’nde yer alan yeşil kaplumbağaların korunması projesine verdiğimiz maddi desteği artırdık. Geri dönüşüme kazandırdığı atıklarla WWF’e bağışta bulunmayı tercih eden müşterilerimiz sayesinde, 2015 yılında 124 adet deniz kaplumbağası evlat edinildi.Migros olarak, yangın nedeniyle zarar görmüş orman alanlarının yeniden ağaçlandırılması için, son 8 yıl içerisinde, Ege Orman Vakfı ile birlikte, Dikili, Torbalı, Şirince, Çeşme, Seferihisar ve Urla’da 529.450 fidan dikimi gerçekleştirdik. Bununla birlikte, müşterilerimizi, ormanları ağaçlandırma çalışmalarımıza katkıda bulunmaya teşvik ediyoruz. Müşterilerimiz, satın aldıkları ürünlerden kazandıkları puanlarla Migros Müşteri Ormanlarına fidan bağışı yapabiliyor. Ayrıca, Ege Orman Vakfı’nı desteklemek amacıyla Migros mağazalarının raflarına ürünlerini yerleştiriyor ve Vakıf’ın bu sayede yeni orman alanları oluşturabilmesine yardımcı oluyoruz. Ege Orman Vakfı ile yaptığımız işbirliğinin yanı sıra, Migros olarak 2014 yılı içerisinde 1.250, 2015 yılında ise hedefimiz olan sayıya ulaşarak 17.200 ağaç dikmiş bulunmaktayız. Müşterilerimizin, 2015 yılında Çevreci Kiosklar aracılığıyla geri dönüşüme kazandırdıkları atıklar aracılığıyla dikilen ağaç sayısı da 296’dır.
İklim değişikliği, içinde bulunduğumuz yüzyılın en önde gelen çevresel sorunudur. Çevre dostu bir vizyonla hareket eden bir şirket olarak iklim değişikliğiyle mücadele için çalışıyoruz. Perakende operasyonlarının iklim değişikliği üzerindeki doğrudan etkileri enerji kullanımından kaynaklanmaktadır. Mağaza ve dağıtım merkezlerindeki aydınlatma, iklimlendirme ve soğutma faaliyetleri sonrasında sera gazı emisyonları ortaya çıkmaktadır. Dolaylı etkilerin kaynağı ise ürünlerin lojistiğidir.

Türk perakende sektöründe sera gazı raporlaması zorunlu olmamasına rağmen, Migros olarak gönüllülük esasına dayanarak; tüm mağazalar, dağıtım merkezleri, bölge direktörlükleri, meyve-sebze bölge depoları ve MİGET Et Entegre Tesisi’ne ait sera gazına neden olan kalemleri belirledik. Bu doğrultuda 2014 yılında ilk defa 2013 verilerini dikkate alarak operasyonel faaliyetlerimiz sonucunda çıkan “Kurumsal Sera Gazı Emisyonumuzu” hesaplamaya başladık.

2015 yılında 2014 yılı için hesaplanan Kurumsal Sera Gazı Emisyonlarımızın ‘CDP’ (Carbon Discloure Project) İklim Değişikliği Platformuna ilk defa bildirimi yapıldı. 2016 yılında da 2015 yılı baz yıl olarak belirlenerek doğrulatılan ve sertifikalandırılan karbon emisyon değerimiz CDP’ye raporlandı.

2014 yılı içinde operasyonel faaliyetlerimiz sonucunda çıkan “Kurumsal Sera Gazı Emisyonumuz” ise 326.818 CO2 (ton karbondioksit eşdeğeri) olarak hesaplandı. 2015 yılında Scope 1 + Scope 2 olarak hesaplanan “Kurumsal Sera Gazı” emisyonumuz yeni istikrarlı büyümemizin etkisiyle 408.255,89 CO2 (ton karbondioksit eşdeğeri) olarak hesaplandı ve 2015 yılı için hesaplanan emisyon değeri TUV-NORD Almanya tarafında ISO 14064-3 standartı ve GHG protokolü esas alınarak yapılan kontroller sonucunda doğrulandı ve Türkiye’de perakende sektöründe bir ilk olarak akredite (DakkS) sertifika ile belgelendi.

Diğer dolaylı emisyon kaynaklarımızı içeren Kapsam 3 sera gazı emisyonlarımız ise dış denetim firması tarafından doğrulanmamıştır.

Migros, her yıl sera gazı emisyonunu hesaplayarak, faaliyetlerinden kaynaklanan sera gazı emisyonlarını bir önceki dönemlere göre düşürmeyi hedeflemektedir. Migros’un 2015 yılı günlük satış metrekaresi başına “Scope 1 ve Scope 2” karbondioksit emisyonu 1,21 kg CO2e’dır (kilogram karbondioksit eşdeğeri) ve 2016 yılında bu emisyon oranını %1,5 düşürmeyi hedeflemektedir.

2015 yılında tüm faaliyetlerimizden doğan “Kurumsal Sera Gazı Emisyonları” 472.113,05 metrik ton karbon dioksit eşdeğerindedir.

Migros’un Scope 1, Scope 2 ve Scope 3 sera gazı emisyonları 2015 yılı için sırasıyla 228.541,38, 179.714,51 ve 63.857,16 metrik ton CO2 eşdeğeri olarak hesaplandı. İş seyahatleri ve eve teslimatlardan kaynaklanan karbon ayak izlerimizi de takip ediyoruz. 2015 yılında seyahatler nedeniyle 519,27 metrik ton karbondioksit eşdeğeri emisyon oluşturmuşken, eve teslimat hizmetleri nedeniyle ise 1.815,76 metrik ton karbondioksit eşdeğeri emisyon oluşturduğumuz görülüyor.

2015 yılında mağazalarımızın operasyonel faaliyetleri sonucunda yarattığı emisyon değerlerini, birim satış alanına (m2) düşen karbon emisyonu olarak takip etmeye başladık.

Bu doğrultuda, hedefimize ulaşmak için karbon emisyonlarımızı ölçümlüyor, farklı projeler geliştirerek emisyon oranlarımızı azalmak için çalışıyoruz.

Çözümün bir parçası olma prensibimizle, iklim değişikliği üzerindeki dolaylı ve doğrudan etkilerimizi azaltmak için çalışıyoruz. Bu alanlarda kendimize hedefler koyuyor ve performansımızı düzenli olarak ölçümlüyoruz.

Risk Yönetimi
Migros, iklim değişikliğine bağlı risk ve fırsatların tespitine yönelik, şirket içinde Sürdürülebilirlik Komite’sine bağlı departmanlardan oluşturulmuş bir ekip ile yıllık değerlendirme süreci gerçekleştiriyor. Migros, mevzuatta yapılan değişikliklerin ve fiziksel iklim parametrelerindeki değişikliklerin yarattığı riskler ile iklimle ilgili diğer değişikliklerin (tüketici davranışlarının ve şirket imajının değişmesi) getirdiği riskleri tespit etmekte ve bunlarla ilgili ayrıntıları ve mali sonuçları da takip edip raporlamaktadır. Örneğin, iklim değişikliğinden doğan yağış değişimleri nedeniyle kar ve sellerin etkisi ile önümüzdeki 5 sene içinde yıllık 200 bin TL’lik bir kayıp olabileceğini öngörüyoruz. Buna karşılık olarak, önlem niteliğinde mağazalarımızı, yaşanabilecek olası sel ve diğer doğal afetlere karşı sigortalatmış bulunuyoruz.

Enerji Yönetimi
Operasyonlarımızdan kaynaklanan en önemli çevresel etkimiz enerji tüketimi kaynaklıdır. Enerji tüketimi nedeniyle oluşan sera gazları iklim değişikliğinin de temel nedenidir. Aynı zamanda ciddi bir operasyonel maliyet unsuru olan enerji tüketimi, öncelikli konularımız arasında yer almaktadır.

2013 yılında uygulamaya başladığımız enerji izleme sistemi ile enerji tüketimimizi günlük, haftalık ve aylık olarak ölçüyor ve enerji tüketimi ve sera gazı emisyonlarımızı azaltmak için tedbirler alıyoruz. Enerji kullanımında verimsiz eski sistemlerin yenilenmesi için çalışmalar yapıyor, enerji tüketim bilincinin arttırılması için mağaza elektrik tüketimlerimizi düzenli olarak takip ediyoruz. Yüksek tüketim oluşan mağazalarımıza geri bildirim yaparak birlikte çözüm üretmeye çalışıyoruz.

İklimlendirme ve soğutma sistemleri, mağazalarımızdaki en önemli enerji tüketimi ve emisyon kaynakları. Bu süreçlerdeki enerji tüketimini kontrol etmek için 2009 yılında ilk olarak soğutma otomasyon sistemini, sonrasında ise iklimlendirme ve aydınlatma sistemlerini merkezden kontrol eden otomasyon sistemini kurduk. Bu sistemlerin yardımıyla, 2014’te 938 mağazada soğutma, 619 mağazada iklimlendirme ve 398 mağazada aydınlatma süreçlerini anında gözlemleyebiliyor ve uzaktan kontrol edebiliyorduk. 2015 senesinde bu sayıları 1178 soğutma sistemli, 814 iklimlendirme ve 578 aydınlatma sistemli mağazaya yükselttik. Enerji tüketimi ve emisyon salımını azaltmak amacıyla tüm yeni ve yenilenen mağazalarımızda iklimlendirme ve sanayi tipi soğutma sistemlerinde değişken akım kontrollü ve yüksek seviyeli otomasyon verimli sistemleri tercih ediyor ve çevre dostu soğutma sistemleri kullanıyoruz. Mümkün olan mağazalarımızda, mağaza çatılarını ısı yalıtımı sağlayan, güneş ışınlarını yansıtan boyalarla boyayarak ısı adalarının oluşmasını engelliyoruz.

MİGET et işleme tesisimizde de amonyak, soğutma sistemlerinde doğal soğutucu olarak kullanıyor. MİGET tesisimizde mevcut sistem yerine HFC soğutucusu kullanmış olsaydık, yaklaşık olarak 4,5 tona yakın sera gazı emisyon etkisi olan HFC soğutucusu kullanılmış olacaktı.

2013 yılında İstanbul dışındaki mağazalarımızda soğuk dolapları cam kapaklarla kapayarak enerji tasarrufu sağlamıştık. 2016 yılı ilk çeyreğinde tüm mağazalarımızdaki soğuk hava dolaplarının kapaklı hale getirdik. Böylece mağaza başına %6 elektrik tasarrufu sağladık. Daha verimli bir aydınlatma için enerji-verimli T5 floresan aksesuarları tercih ediyoruz. 2016 yılında mağazalarımıdaki eski aydınlatma armatürlerini yeni nesil ışıklandırmalar ile değiştirmeye başladık. İlk çeyrek itibariyle 126 mağazamızda değişimler tamamlandı. Mağaza başına toplamda %8’lik bir enerji tasarrufu sağladık.

Uygun olan mağazalarımızda gün ışığı aydınlatma sistemleri kullanarak güneş ışığından maksimum fayda sağlıyoruz. Mağazaların depolarında hareket sensörlü aydınlatma ünitelerine yer veriyoruz.

Tüm bu çabalarımızın sonucunda operasyonlarımızda enerji verimliliğimizi ciddi oranda artırmış bulunuyoruz. Artan mağaza sayısına rağmen günlük satış m2’si başına düşen enerji tüketimini 2013 yılına kıyasla 2015’te %3 oranında azaltmayı hedeflemiştik ancak hedefimizi aşarak %4,7 oranında azaltım sağlamayı başardık ve şirket iç hedefimize ulaştık. Enerji tüketimimizi 2016 yılında, 2015’e kıyasla %1,5 oranında azaltmayı hedefliyoruz.

Taşdelen Migros M mağazasında bir pilot proje başlatıldı ve test aşamasına tabii tutuldu. Bu projede, mağaza soğutucu dolaplarında kullanılan HFC-R404a gazı yerine, soğuk dolaplar glikol ile soğutuluyor. Mevcut aşamada, dolapları soğutmak amacıyla kullanılan glikol, öncelikle HFC-404a soğutucusu ile soğutuluyor. Bu uygulama ile kullanılan soğutucu gaz miktarı ve kaçak riski, perakende sektöründe genel uygulama olan, soğutucu gazın tüm mağaza soğuk dolaplarında dolaşmasına göre, yaklaşık %60 azalıyor. Taşdelen mağazamızda %100 doğal soğutucu kullanmak amacı ile glikol, birincil soğutucu olarak kullanılan CO2 ile soğutulmak üzere pilot çalışma yapıldı ancak coğrafi şartlar kaynaklı olarak enerji tüketimi ve işletme problemi sebebiyle yerli CO2'li soğutma sisteminden vazgeçildi. Alternatif sistem olarak birincil soğutucu CO2 yerine başka bir doğal soğutucu olan glikol - propan kullanılmak üzere çalışma yapılıyor. Glikol – propan soğutma sistemi kullanıldığında, %100 doğal soğutma maddeleri kullanılmış ve soğutucu gaz sızıntısı kaynaklı emisyonlar ortadan kaldırılmış olacak. 2016 yılında, 2 adet mağazamızda bu uygulamanın yapılmasını hedefliyoruz.

2014 senesinde Adana Dağıtım Merkezi’ne güneş panellerinin kurulması projesi için yaptığımız ruhsat başvurusu 2015 senesinde onaylandı. Güneş panellerinin kurulumu için imalatın 2017 senesinde başlaması planlanıyor. Panellerin kurulumun takiben sistem devreye girdikten sonra, tesis elektriğinin %80’ini bu panellerden karşılayacak.

Perakende sektöründe ürün lojistiği ciddi bir enerji tüketimi ve sera gazı kaynağıdır. Bu etkiyi en aza indirmek için lojistik optimizasyonu projeleri yapmaktayız. Migros’un merkezi dağıtım stratejisi çerçevesinde ürünlerin %80’i mağazalara tam dolu kamyonlar ile taşınarak dağıtımda verimlilik sağlanıyor ve enerji tüketimi ve sera gazı emisyonları azaltılıyor. 160’tan fazla mağazaya gece dağıtım yapılarak araçların trafikte geçirdiği süre azaltılıyor, bu sayede zaman ve enerji tasarrufunun yanı sıra yol güvenliği de sağlanıyor. Her yıl dağıtım merkezleri ve mağazalar arasında kat edilen yolu ölçerek rota optimizasyonları yapıyor ve Migros olarak yeni dağıtım merkezlerimizi bu analizlerin sonuçlarına göre açıyoruz. Mağazalarımızda satılacak ürünleri kendi dağıtım merkezlerimize yönlendirerek kamyon trafiğini 30 kata kadar azalttık.

Elektrikli araçlar, halihazırda enerji verimliliğini artırmak amacıyla Sanal Market teslimat ve dağıtım operasyonlarında kullanılıyor. Sanal Market araç filomuza katmak üzere 2015 yılında 7 adet elektrikli araç satın alımı gerçekleştirdik. 2016 yılında filomuza 10 elektrikli araç daha katmayı hedefliyoruz.

Buna ek olarak Migros, müşterilerinin elektrik ampullerini LED’ler ile değiştirerek sera gazı emisyonlarının azalmasına katkı sağlıyor. 2014 yılında LED elektrik ampul projesi sayesinde, 350.000 adet konvansiyonel elektrik ampulünü LED’lerle değiştirildi. Bu sayede %50 enerji verimliliği elde ettik ve 2.1 milyon watt’lık enerji tasarrufu yaptık. 2015 yılında da 95.000 adet ampül LED’lerle değiştirilerek 570 bin watt enerji tasarrufu yarattık.

Bilgisayar teknolojisi, Yeşil IT politikamızın önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Migros olarak, Yeşil IT konsepti kapsamında, çok enerji tüketen, geleneksel masaüstü bilgisayarlarını ve ekran ünitelerini değiştiriyoruz. 2015 yılında geleneksel masaüstü bilgisayarların %80’ini (3.977 adet) az enerji tüketen ince istemcilerle değiştirdik ve geridönüşüme kazandırdık. Geleneksel masaüstü bilgisayarların ekranlarının %95’ini (429 adet) inceekran ünitelerle değiştirdik. 2016 yılında 1.000 adet daha geleneksel masaüstü bilgisayarı ve tüm bilgisayar ekranlarımızı düz/ince ekranlı ünitelerle değiştirmiş olmayı hedefliyoruz. Böylece her yıl %80 enerji tasarrufu sağlamış oluyoruz. Bu projenin ilk senesinde 2.500 MW elektrik tasarrufu yapılmıştır. Dönüşüm sürecinde ise 26 ton elektronik atık geri dönüştürülmüştür. Migros’un Yeşil IT uygulamaları kapsamında, merkezi sunucuların sanal hale getirilmesi ve bulut teknolojisi sayesinde %70 enerji tasarrufu elde edildi. Aynı zamanda yeni sunucu kurulumlarının tamamının, teknoloji açısında uyumlu oldukları müddetçe, bulut teknolojisi veya sanal sunucular üzerinden yapılması hedefleniyor.

Migros, Türkiye’de 72 şehirde faaliyet gösterdiği için, yapılan iş görüşmelerinde de sera gazı azaltımını dikkate alıyoruz. Bu amaçla, insan kaynakları birimimizin bulunduğu şehirlerde iş görüşmeleri yapmak için video konferans aracından faydalanıyoruz. Bu yöntem sayesinde, sorumlu insan kaynakları personelinin ulaşım amaçlı araç kullanma ihtiyacını ortadan kaldırarak, karbon emisyonunu önemli miktarda azaltmış bulunuyoruz. 2015’te telekonferans metoduyla 1.485 görüşme yapıldı. Ayrıca şehirlerarası toplantılarımızın %50’sini de video konferans üzerinden gerçekleştirerek çalışanlarımızın daha az iş seyahati yapmasını sağlıyoruz. Böylece hem zaman tasarrufu sağlıyor hem de yolculuklarımızdan kaynaklı karbon salımımızı düşürerek çevresel etkimizi azaltmaya çalışıyoruz.

2015 yılında açılan mağazalarımızda kullandığımız yeni tarz ekipman kullanımı, Taşdelen mağazamızdaki düşük emisyonlu gaz kullanımı, geleneksel masaüstü bilgisayarların ince istemcilerle değiştirilmesi ve CRT monitörlerimizin yeni nesil enerji tasarruflu ince ekranlı ünitelerle değiştirilmesi, merkezi sunucularımızın sanallaştırılması ve bulut sistemine geçilmesi, tadilat yapılan ve yeni açılan mağazalarımızda gerçekleştirilen enerji verimliliği sağlayan sistemlerle sera gazı emisyonlarımızdan 3.346,1 ton CO2e tasarruf sağlamış olduk.

Yeşil Mağaza: Maya Migros Mağazası - Bodrum
Migros olarak, faaliyetlerimiz sonucunda ortaya çıkan çevresel etkimizi azaltmak adına gösterdiğimiz çabaların yanında, müşterilerimizin dikkatini konuya çekip sorumlu tüketim seçeneklerine yönlendirmek amacıyla yenilikçi uygulamalar yürütüyoruz. Çevre bilinci açısından Migros’un gerçekleştirdiği öncü uygulamalardan biri de Bodrum’daki Maya Migros Mağazası’dır.

LEED sertifikası gereklerine uygun biçimde inşa edilen mağazamız, Türkiye’de Leed Gold sertifikası taşıma hakkını elde eden ilk mağaza oldu. %20’nin üzerinde geri dönüştürülmüş malzemeyle inşa edilen mağazamızın inşa sürecinde ortaya çıkan inşaat atıklarının %50’den fazlası aynı şekilde geri dönüştürüldü. Kurulan fotovoltaik paneller sayesinde bu mağazamızın kullandığı enerjinin bir kısmı yenilenebilir enerji üreten üniteler tarafından sağlanıyor. Güneş ışığı kanalları sabah dokuz akşam beş saatleri arasında servis bölümleri dışında mağazadaki aydınlatma tesisatının kullanımını gereksiz kılarak söz konusu saatlerde aydınlatma için kullanılan enerji miktarını %90 oranında aşağı çekiyor. Maya Migros Mağazamızın içine kurulan enerji sistemleri, enerji verimli mağazalar için öngörülmüş ASHRAE Standartlarından dahi %30 daha yüksek bir enerji verimliliği seviyesine ulaşıyor. Kurulan enerji sistemleriyle elde edilen sera gazı emisyonu azaltımının yanında mağazadaki soğutma ünitelerinde kullanılan çevre dostu soğutucu gazlar çevreye zararlı emisyon miktarının düşürülmesine katkıda bulunuyor.

Su verimliliği sağlayan ve yağmur suyunun toplanıp kullanılmasına izin veren sistemler EPA standartlarına uygun biçimde suyun %45 daha verimli kullanılmasına olanak veriyor. Müşterilerin sorumlu tüketim davranışları geliştirmelerini desteklemek adına Maya Migros Mağazası’nda hibrit veya düşük-karbon emisyonlu araçlar için özel park yerlerimiz bulunmaktadır.

Perakende sektöründe öncü bir proje olarak Bodrum Maya Migros, Soysal Perakende Güneşi tarafından 2013 Çevre ve Sürdürülebilirlik kategorisinde ödüllendirildi. Çabalarımızın takdir görüyor olması Migros olarak, bu alanda daha da gelişme göstermek için bizi yüreklendiriyor. Maya Migros Mağazası’nın ardından Alaçatı Macrocenter Mağazası da Operasyon ve Bakım kategorisinde LEED Gold Sertifikası taşımaya hak kazandı.
Perakendeci şirketlerin binlerce tedarikçi ve hizmet sağlayıcısından oluşan karmaşık bir tedarik zinciri bulunuyor. Bu nedenle perakendeciliğin tedarik zincirinden kaynaklanan dolaylı sürdürülebilirlik etkileri de doğmaktadır. Söz konusu etkiler ürünlerin üretiminden ve dağıtımından kaynaklanan iklim değişikliği üzerindeki etkiler, tarımsal üretimden kaynaklanan biyoçeşitlilik üzerindeki etkiler, toplumsal ve etik etkiler şeklinde sınıflandırılabilir.

Sorumlu bir perakendeci olarak, tedarik zinciri kaynaklı etkilerimizi yönetmekteyiz. Küresel bağlamda kabul görmüş ilkeler ve önlemleri benimseyerek söz konusu etkilerimizi azaltmaya çalışıyoruz. Sektörümüzde öncü bir rol üstlenerek en iyi uygulamaları içeren projeleri hayata geçirmeye odaklanıyoruz.

Migros’un Tedarik Zincirindeki faaliyetlerinin önemli bir boyutu, kullanılan enerjiyle çevresel etki yaratan lojistik konusudur. Migros lojistik faaliyetleri ile ilgili ayrıntılı bilgi “İklim Değişikliği Bölümü”nde bulunabilir.

Bununla birlikte, tedarikçilerimizle açıklık ve şeffaflık ilkeleri doğrultusunda ilişkilerimizi sürdürüyoruz. Tedarikçilerimiz, güçlü B2B altyapımız ve mobil uygulamalarımız (MeCOM - MeMobil) ile satış, stok, bulunurluk ve KPI göstergelerine şeffaf ve hızlı bir şekilde erişebiliyor. Böylelikle, üretim ve dağıtım gibi ana planlama süreçlerinin etkinliğine yardımcı oluyoruz.

Tedarikçi Yönetimi
Migros olarak, tedarikçilerimiz faaliyetlerimizdeki en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Sorumlu bir perakendeci olarak, güvenli ve yüksek kaliteli ürünlerin ancak çalışanların kendilerini güvende ve mutlu hissettikleri işyerlerinde üretilebileceğine inanıyoruz. Bu nedenle tedarikçi seçimine büyük önem vererek tedarikçilerimizin uygulamalarını takip ediyor, performanslarını artırmaları için kendilerine yardım ediyoruz. Bu kapsamdaki tüm çalışmalarımızı Sorumlu Tedarik Politikamız çerçevesinde gerçekleştiriyor ve ilgili politikamızı web sitemizde kamu ile paylaşıyoruz. Ayrıca, politikamızı tedarikçilerimize iş süreçlerimizle ilgili bilgilendirme yaptığımız MeCOM uygulamamıza da yükleyerek, tedarikçi yönetimi ve denetim süreçlerimizle ilgili tüm tedarikçilerimize bilgilendirme yapıyoruz.

Migros, Gıda Perakendecileri Derneği (GPD) ve uluslararası Tüketici Ürünleri Forumu’nun (CGF) üyesidir ve yönetim kurulunda görev almaktadır. Aynı zamanda Ev Dışı Tüketim Tedarikçileri Derneği’nin de üyesidir. Tedarikçi yönetimi kapsamında bu organizasyonların dikkat ettiği konuları kabul eder ve yönetim süreçlerinde kullanır.

Bununla birlikte; Migros, hukuki açıdan kurallara uygun şekilde kurulmuş ve hukuka saygılı biçimde faaliyet gösteren firma ve şirketlerden hizmet almakta ve acenteler de dahil olmak üzere temsil/vekalet ve iş ortaklığı ilişkisi içerisinde iş yapılan tüm firmalara kanunen uygun hizmetler karşılığında ödeme yapmaktadır.

Müteahhit firma çalışanlarına güvenli ve adil bir çalışma ortamı sunarken işe alım süreçlerinde cinsiyet, ırk, etnik köken gibi ayrımcı kıstaslar kullanmaz; onlara bizimle çalıştıkları süre boyunca adaletli davranarak içinde bulundukları çalışma koşullarını, alınan sağlık ve güvenlik önlemlerini, kendilerine ödenen ücretleri kontrol altında tutarız. Tedarik zincirimizde; çocuk işçi çalıştırma, zorla çalıştırma ve ayrımcılığı kabul etmez, tedarikçilerimizin de çalışanlarının örgütlenme özgürlüğünü ve toplu sözleşme hakkına tam destek vermesini bekleriz. 2015’te Migros Tedarikçi Denetim programımızın kapsamı genişletildi, etik sosyal sorumluluk standartları getirildi; dolayısıyla denetim süremiz 2 güne çıkartıldı. 2015 itibari ile Migros Ticaret A.Ş.’nin bütün tedarikçileri aşağıda anılan standart listesine göre denetime tabi tutulmaktadır. Birinci gün ISO 9001 ve ISO 22000 denetimleri gerçekleştirilirken; ikinci gün ISO 14001, OHSAS 18001 ve SA 8000 Standardına göre denetim gerçekleştirilmektedir. Tedarikçi firma seçimlerimizde de bu kapsamlar altında değerlendirme yapmakta ve ilgili kriterler çerçevesinde değerlendirme yapıldıktan sonra tedarikçilerimizle çalışma kararı almaktayız. En yüksek risk arz eden tedarikçilerimizi belirler, genel denetimlerimizin yanı sıra risk arz eden tedarikçilerimizi ayrıca takip denetiminden geçiririz. Takip denetimleri sonucunda, başarısız olan tedarikçi firmalar ile ticari ilişkimizi sonlandırmaya gidilmektedir.

Migros olarak, 2015 yılında, toplam ciromuzun %80’ini oluşturan ana tedarikçilerimizin %79’unun üretim yeri ve koşulları akredite bağımsız dış denetim kurumu tarafından denetlenmiştir. Geriye kalan tedarikçilerimizin büyük bir kısmı ithalatçı firma olup bu firmaların ürünleri de mağazalarımızda satışa sunulmadan önce yasal mevzuat nezdinde kontrol edilmektedir.

ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi kapsamında iş ortaklığımızın yeni başladığı ve devam ettiği tüm firmalarımızı ürünün izlenebilirliği, kontrolü, veri analizi, üretim koşulları, sürekli iyileştirme, düzeltici ve önleyici faaliyetler doğrultusunda denetlemekteyiz. 2015 yılında ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi kapsamında tedarikçilerimize yönelik toplam 561 adet denetim gerçekleştirildi ve denetimler sonusunda genel başarı ortalaması % 79,6 olarak hesaplandı.

ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi kapsamında gıda ve gıda ile temas eden madde ve malzeme üretimi gerçekleştiren tedarikçi firmalarımızı; döküman ve kayıt yönetimi, tesis – depolama –teçhizat temizliği, zararlı mücadele sistemi, gıda güvenliği, kimyasal ve fiziksel tehlikelerin kontrolü, üretim, müşteri şikayetleri yönetimi, döküman ve kayıt yönetimi doğrultusunda denetlemekteyiz. 2015 yılında ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi kapsamında toplam 501 adet denetim gerçekleştirildi ve genel başarı ortalaması % 79 olarak hesaplandı.

ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi kapsamında çalıştığımız tedarikçilerimizin güvenli ve doğru ürün üretirken çevreye verilen zararın en aza indirgenmesi için firmaların çevre boyutlarının değerlendirmesi, çevre yönetmeliklerinin takip edilip edilmediği, personelin çevre eğitimleri, atık depolama alanları ve atıkların bertarafı, atıkların geri dönüşümünün kontrolü, çevre kazaları, Bakanlık’a yapılan beyanlar, sera gazı emisyonları, karbon ayakizi ile ilgili bir çalışmalarını denetlemekteyiz. 2015 yılında ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi kapsamında toplam 471 adet denetim gerçekleştirildi ve genel başarı ortalaması % 73,7 olarak hesaplandı.

OHSAS 18001 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi kapsamında 2015 yılı itibariyle, çalıştığımız firmaları tehlikelerin tanımlanması, risklerin değerlendirilme metodları, İSG Yönetmeliklerinin takibi, çalışanlara iş sağlığı ve güvenliği eğitiminin sağlanıp sağlanmadığı, çalışma alanı, kaza/meslek hastalığı kayıtları, SGK'ya yapılan bildirimler, kişisel koruyucu donanımlarının yeterliliği ve kullanımı, acil çıkışların uygunluğu, acil durum tatbikatları, tekrar eden kazalar, ramak kala olaylar ve meslek hastalıklarının mevcutluğu konularında denetlemekteyiz. 2015 yılında OHSAS 18001 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi kapsamında toplam 471 adet denetim gerçekleştirildi ve genel başarı ortalaması %80 olarak hesaplandı.

SA 8000 Sosyal Sorumluluk Standardı kapsamında, 2015 yılı itibariyle tedarikçi firma denetimlerinde; çocuk işgören, zorla çalıştırılan işgören, çalışma saatleri, sendika kurma ve toplu pazarlık hakkı, maaş ve ücretler, ayırımcılık ve disiplin uygulamaları, hamile ve emziren annelerin çalıştırılma koşulları, çalışanlara fiziksel ve psikolojik baskı, doğum, süt izinleri ve yıllık izinlerin kanunlara uygunluğu konularını da sorgulamaktayız. 2015 yılında SA 8000 Sosyal Sorumluluk Standardı kapsamında toplam 471 adet denetim gerçekleştirildi ve genel başarı ortalaması % 86,1 olarak hesaplandı.

Bununla birlikte, 2015 yılında, tedarikçilerimize etik ve sosyal uygunluk kapsamında yaptığımız denetimlerde uygunsuzluk tespit edilen vakaların %36’sının iş sağlığı ve güvenliği, %32’sinin çalışma saatleri ve ödemeler, %12’sinin ise disiplin uygulamaları ilgili ilgili olduğu tespit edildi.

Tedarikçi denetimleri sonucunda başarısız puan alan firmalar takip denetimleri ile izlenmekte ve sürekli iyileşme stratejisi doğrultusunda bilgilendirmeler yapılarak performanslarının gelişiminde önemli ölçüde katma deger sağlanmaktadır. Bu bağlamda 2015 yılında;

  • ISO 9001 (Kalite Yönetim Sistemi)/ ISO 22000 (Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi) kapsamında başarısız olarak nitelendirilen 51 adet firmaya takip denetimi yapıldı, takip denetimi sonrası ortalama başarı puanının % 59 arttırıldığı görüldü.
  • ISO 14001 (Çevre Yönetim sistemi) kapsamında başarısız olarak nitelendirilen 87 adet firmaya takip denetimi yapıldı, takip denetimi sonrası ortalama başarı puanının % 60 arttırıldığı görüldü.
  • OHSAS 18001 (İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi) kapsamında başarısız olarak nitelendirilen 87 adet firmaya takip denetimi yapıladı, takip denetimi sonrası ortalama başarı puanının % 35 arttırıldığı görüldü.
  • SA 8000 Sosyal Sorumluluk Standardı kapsamında başarısız olarak nitelendirilen 87 adet firmaya takip denetimi yapıldı, takip denetimi sonrası ortalama başarı puanının % 17 arttırıldığı görüldü.

Tarımsal ürün perakendecisi olarak, tarımsal ürün üretici ve tedarikçi firmalarımıza özellikle önem veriyoruz. Bu kapsamda, diger tedarikçi firma denetimlerinden ayrı olarak, üretim ve çalışma prensiplerine göre üretim alanları, depolama ve paketleme tesislerini kapsayacak şekilde 4 farklı kontrol listesi ile denetim programı uyguluyoruz. Bu kapsamda, 2013 yılında 93, 2014 yılında 101 ve 2015 yılında 80 tedarikçi firmaya denetim gerçekleştirildi. 2015 yılı denetlenen firmalarımızın başarı ortalaması %79,1 olarak tespit edildi.

Ormansızlaşma konusuyla ilgili olarak 2015 yılı içerisinde bir anket tasarladık ve bu sayede tedarikçilerimizin sertifikalı soya ve hurma (palm) yağı kullanımlarını izlemeye başladık. Bu anketin bir diğer önemi ise Türkiye’de sürdürülebilir tarım konusunda bilinç oluşturmak ve tedarikçileri sürdürülebilir tarım sertifikasyonuna teşvik etmektir. Tasarlanan anket sayesinde Migros mağazalarında satışa sunulan ürünlerin sertifikasyon oranları izlenebilir kılındı. Proje dahilinde 576 Migros tedarikçisi kısa sürede ankete katılım sağladı. Ankete katılan tedarikçilerimizin %14’ü ürünlerinde hurma yağı kullandığını bildirdi. Sertifikalı hurma yağı kullanım oranı ise %65 olarak belirlendi.

Soya bitkisiyle ilgili olarak, ankete katılan tedarikçilerimizin %11’i soya kullandığını belirtti ve sertifikasyon oranı ise %45 olduğunu belirlendi.

Migros, tedarikçileri üzerinde sürdürülebilir tarım sertifikasyonu ile ilgili bilinç yaratmak amacıyla bu anketi geliştirmeye devam etmektedir.

İyi Tarım Uygulamaları (İTU)
Tarımsal üretim sosyal, çevre ve etik boyutlarında çeşitli etkiler doğurabilmektedir. Dünyada tarımsal üretimin sürdürülebilirliğine ilişkin farklı üretim modelleri geliştirilmekte ve yeni tarım sistemleri uygulanmaktadır.

Türkiye de İyi Tarım Uygulamaları usul ve esaslarınca tarımsal üretimin yaygınlaştırılmasına çalışılmaktadır.

İyi Tarım Uygulamaları, tarımsal üretim sistemini sosyal açıdan yaşanabilir, ekonomik açıdan karlı ve verimli, insan sağlığını koruyan, hayvan sağlığı ve refahı ile çevreye önem veren bir hale getirmek için uygulanması gereken işlemleri ifade ediyor. İyi Tarım Uygulamaları geleneksel (konvansiyonel) tarımdan; yazılı bilgi sisteminin bulunması, izlenebilirliğin sağlanması, yetkili kurum ve kuruluşlarca bağımsız denetimleri içermesi, akredite laboratuvarlarda analizlerin yaptırılması ve resmi kurumca belirlenmiş kontrol noktalarına uyum şartları ile kazanılan sertifika ile ayrılmaktadır. Böylece, biyolojik çeşitliliğin ve ekolojik üretkenliğin korunması, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı ve sorumlu üretim ile kaynaklarımızı daha uzun ömürlü ve verimli bir hale getirilmekte, sürdürülebilir tarım desteklenmektedir.

Tarım ürünleri perakendecisi olarak söz konusu riskleri tedarik zincirimizde düşürebilmeye son derece önem veriyor, gerek İyi Tarım Uygulamalarını gerekse bu ilkeleri benimsemiş tedarikçilerimizi destekliyoruz. Migros olarak, söz konusu üreticilerle çalışmayı tercih etmekle kalmıyor STK’lar ve resmi kurumlarla bu tür uygulamaların yaygınlaştırılıp geliştirilmesi için etkin işbirliğine gidiyoruz.

Migros Ticaret A.Ş. İyi Tarım Uygulamaları (İTU) konusunu iki üretim tabanında sürdürmektedir.

  • Bitkisel Üretimde İyi Tarım Uygulamaları
  • Hayvansal Üretimde İyi Tarım Uygulamaları

  • İyi Tarım Uygulamaları (İTU) – Bitkisel Üretim
    Migros, 2015 yılında da Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş kontrol sertifikasyon kuruluşu tarafından Üretim ve İşletme alanları denetimlerinden geçerek 18 çeşit meyve sebze ürününde 7 kez İyi Tarım Uygulamaları (İTU) Grup Sertifikası aldı. Bu sayede 30 müstahsilimizin, yer aldıkları sertifikasyon çalışmalarıyla, İTU devlet desteklemelerinden yararlanmaları sağlandı.

    İyi Tarım Uygulamaları usul ve esaslarınca üretilmiş 117 çeşit ürüne ait 245 adet İTU sertifikası ve bu sertifikalarda yeralan 882 adet üreticiden ürün temini yapıldı. 2016 yılında bu sayıyı 900’e yükseltmeyi hedefliyoruz

    Migros’ta İTU sürecinin başlangıcından bugüne kadar tedarik edilen toplam İTU’lu ürün miktarı 379.567,75 tona ulaştı.

    Şirket içi farkındalık ve takip sistemi kapsamında; Meyve-Sebze Pazarlama ve Kalite Yönetimi departmanları çalışanlarının ve mağaza yöneticilerinin kullanımına yönelik “Güncel İTU Ürün Portföy Listesi” 2015 yılında da haftalık olarak yayınlanmaya devam etti. Tedariği yapılan İTU ürünlerine ait sertifikalara erişim Migros intranet sistemi üzerinden sağlandı.

    2015 yılı eğitim takvimi uyarınca; Batı Akdeniz, Bursa, İç Anadolu ve Karadeniz MS Satınalma Bölge Müdürlükleri çalışanlarına İyi Tarım Uygulamaları Eğitimleri düzenlenerek 244 personelin bilgilenmesi sağlandı.

    Migros mağaza personellerinin İyi Tarım Uygulamaları usul ve esasları hakkında bilgilendirilmesine yönelik olarak 2015 yılında Mavi Yaka Eğitim Gelişim Departmanı tarafından tüm şube direktörlüklerini kapsayacak şekilde toplamda 30 adet eğitim düzenlendi ve 110 mağaza personelinin yetkinliği artırıldı.
  • İyi Tarım Uygulamaları (İTU)- Hayvancılık (Tavukçuluk)
    Günümüzün bilinçli tüketicileri, tükettikleri bitkisel ve hayvansal gıdaların tüm üretim aşamalarını bilmek istemektedir. Bu nedenle, tüm dünyada hayvansal ürünlerin izlenebilirliği ve sürdürülebilirliği, gıda güvenilirliği açısından oldukça önemli bir konu haline gelmektedir. Tüketicilerin bu haklı talepleri, son yıllarda hayvansal üretimde etkili olmaya başladı ve “İyi Hayvancılık Uygulamaları” kavramını gündeme getirdi.

    Migros olarak, tüm dünyada hayvansal ürünlerin izlenebilirliği ve sürdürülebilirliği, gıda güvenilirliği konusunun bilinçli tüketici taleplerine etkisini analiz ederek 2013 yılında “Hayvansal Üretimde İyi Tarım Uygulamaları” projesini hayata geçirdik. Proje başlangıcından bu yana İyi Tarım Uygulamaları - Tavukçuluk alanında sertifika alan firma sayısı arttı. 2015 yılında 11 adet tedarikçi firmamız ve tavuk eti üretimi gerçekleştiren 419 adet çiftliği sertifika sürecine dahil edilerek İyi Tarım Uygulamaları usul ve esaslarına göre sertifikalarını aldı.

    Yumurta üretiminde ise iki adet tedarikçi firmamız, İyi Tarım Uygulamaları usul ve esaslarına göre sertfikalarını aldı. Şirket içi farkındalık ve takip sistemi kapsamında; ilgili Pazarlama ve Kalite Yönetimi departmanları çalışanlarının ve mağaza yöneticilerinin kullanımına yönelik Migros intranet sistemi üzerinde “İyi Tavuk Sertifikaları” ve “İyi Tavuk Yumurta Sertifikaları” güncellenerek yayınlandı.
MİGET
Migros olarak, perakende sektöründe tüketiciye sunduğu kırmızı et ürününü, çiftlikten sofraya bizzat kontrol ederek, ulaştıran tek markayız. Aynı zamanda, gıda perakende sektöründe Türkiye’nin en büyük et işleme tesisine sahibiz. Burada üretilen ve işlenen etler çiftlikten sofraya bizzat kontrol edilerek ulaştırılıyor. Tesisimizde ürünlerin standartlara uygun olup olmadığının analizlerinin yapıldığı laboratuvarlar bulunuyor ve gerçekleştirilen tüm üretim süreçleri TSE tarafından belgeleniyor.

2013 yılında İzmir Menderes’te 30 milyon TL yatırımla son teknoloji ile donatılmış kendi et tesisimiz olan MİGET’i kurduk. MİGET’in 10 bin ton üretim kapasitesine sahip bir diğer tesisi de İzmit Gebze’de bulunuyor. MİGET’te üretilen ürünler, 220 kontrol noktasından geçtikten sonra raflardaki yerini alıyor. MİGET tesislerinde laboratuvar analizleri ve veteriner kontrolleri gerçekleştirilmiş ürünler hijyenik ortamda ve aynı zamanda Türk mutfağının ihtiyaçlarına göre şekillendiriliyor.

Migros’un “Uzman Kasap” etiketiyle sunduğu tüketime hazır et ürünleri ve köfteler el değmeden hazırlanıp paketleniyor. Üstün Lezzet Ödüllerinde Uzman Kasap ürünlerimizin iki tanesi “Dikkat Çekici” ve “İyi Lezzet” ödüllerini aldı.

Taze Ürün
Güçlü lojistik ağı Migros’a taze ürünlerinin tazeliği ve kalitesini sağlama konusunda büyük rekabet avantajı sağlıyor. “Tarladan Rafa Projesi” kapsamında bütün taze ürünler hasat edildikten sonra mağazalara iletiliyor ve büyük çoğunluğu 30 saat içinde raftaki yerini almış oluyor.

Kalite Yönetimi
Ürün Kalitesini Sağlamak
Migros’ta iş başarımızın ve itibarımızın ürünlerimizle hizmetlerimizin kalitesine bağlı olduğuna inanıyoruz. Migros’taki ürün kalitesi tek başına en fazla önem taşıyan iş hedefidir ve Migros çalışanlarının hedefleri arasında yer almaktadır. Yenilikçi, dünya çapında kabul görmüş uygulamalarımız sayesinde müşterilerimizin en yüksek kaliteli ürünlere erişimlerini sağlıyoruz.

Ürün sağlığı konusunda, uluslararası ölçekte en yüksek standartların gereklerini yerine getiriyoruz. Müşterilerimizin koşulsuz güvenine layık olabilmek adına bütün ürünlerin en hijyenik koşullar altında saklanıp sunulmasını hedefliyor, Entegre Kalite Yönetimi Sistemleri’ni uygulayarak her ürünün daha ilk alım aşamasından nihai tüketiciye eriştiği noktaya kadar kontrol altında olmasını sağlıyoruz.

Migros Mağazalarında satışa sunulacak, Pazarlama departmanı tarafından satışa açılması öngörülen bütün yeni ürünlerin (gıda ve gıda dışı) yasal mevzuata uygunluğu Kalite Departmanımız tarafından kontrol ediliyor ve yasal gerekliliklere uygunluklarından emin olunuyor. Bu bağlamda, 2015 yılı içerisinde 10.232 adet yeni ürünün kontrolü yapıldı ve onaylanarak sisteme tanımlandı.

2008 yılından bu yana Migros bütün tedarikçilerinin tesislerini denetlemektedir. Sürdürülebilirlik stratejimiz doğrultusunda tedarikçilerimizin, "Kaliteli ve Güvenli Ürün" üretimlerinin denetlenmesinin yanısıra; çalışan hakları, iş sağlığı güvenliği, iş etiği, çevresel etkiler ve güvenli üretimi ile ilgili performanslarını geliştirmek üzere bağımsız dış kurum denetimlerimizin kapsamını genişlettik. Yapılan ürün analizleri ile Migros müşterilerinin mevzuata uygun, güvenli, sağlıklı ürün tüketimi ve kullanımı sağlanırken, aynı zamanda üretici firmaların ürünlerinde sürekli iyileştirme yapılarak bilimsel verilere dayalı katma değer yaratılıyor.

Migros’un sahip olduğu raflarda sunulan her türlü gıda ürününün Türk Gıda Kodeksine ve başka yönetmelik gerekliliklerine uygunluğunun doğrulanması Kalite standartının gereğidir. Reyonlarda satılan gıda ve gıda dışı ürünlerde “Türk Gıda Kodeksi” ve ilgili yasal mevzuata uygunluğunu kontrol etmek amacı ile konusunda uzman Akredite Bağımsız Dış Kurum Özel Laboratuvarlarında doğrulama analizleri yaptırılmaktadır. Bu bağlamda, 2015 yılı içerisinde 5311 adet gıda ürününde 21.647 kalite parametresinin, 277 adet gıda dışı üründe ise 3.582 kalite parametresinin ürün güvenliği amaçlı doğrulama analizi yaptırıldı.

Bu konuya bağlı olarak, özel marka ürünleri hem bağımsız akredite dış kurumlar tarafından hem de şirketin dağıtım merkezlerindeki iç kalite kontrol laboratuvarlarında düzenli aralıklarla kontrol edilip analize tabi tutuluyor.

İlgili denetimlerin ve testlerin en önemli hedeflerinden bir tanesi; gıda güvenliği açısından kritik önem taşıyan soğuk zincirin, ürünlerin dağıtım merkezlerindeki ilk kabul ve depolama süreçlerinden sevkiyat ve boşaltma süreçleriyle ürünün müşteriye sunulduğu ana kadar kesintisiz devamını sağlamaktır.

Migros Dağıtım Merkezlerinde kalite kontrol laboratuvarları mevcut. Burada, meyve sebze depoları ve et dağıtım merkezleri dahil olmak üzere tedarikçi firmalar tarafından sevk edilen tüm ürünler her mal kabulde kontrol ediliyor. 2015 yılında 145.625 adet ürünün kontrolü kalite uzmanları, 1.661.454 adet ürünün kontrolü de mal kabul uzmanları tarafından olmak üzere toplamda 1.807.079 adet ürünün kalite kontrolü gerçekleştirildi.

2015 yılında, Mağaza Transit Mal Kabul Kalite Kontrol süreçlerini gerçekleştiren mal kabul elemanlarına, bölgesel olarak Dağıtım Merkezlerinde kalite kontrol uzmanları tarafından sınıf eğitimleri düzenlendi ve bilgi seviyelerinin arttırılması sağlandı. Toplamda 7 ayrı bölgede 147 kişiye eğitim verildi.

Kalite ve gıda güvenliği yönetimi sistemleri açısından dağıtım merkezlerinde, ürün bölge depolarında ve toptan depolarında 264 doğrulama denetimi kalite uzmanlarınca gerçekleştirildi.

Araçlarımız gıda güvenliğine uygunlukları açısından düzenli olarak denetleniyor. Araçların üzerindeki sıcaklık kontrolü sistemlerini doğrulamak amacıyla ”sıcaklık zaman göstergeleri “akıllı etiketleri kullanıyoruz. 2015 yılında nakliye araçlarında soğuk zincir kontrolü amacıyla “sıcaklık zaman göstergeleri” etiketleri ile test işlemlerine devam edildi. Taze gıda sevkiyatı yapılan 257 adet araçta sıcaklık doğrulama ( denetim) işlemi uygulandı.

Migros olarak, tüm dünyada kabul görmüş kalite standartlarını kendimize kılavuz olarak ediniyor ve uygulamakta olduğumuz dört adet kalite yönetim sistem belgelerine ait mağaza süreçlerimizi, kendi kalite ekibimiz ve akredite bağımsız dış kurum firması tarafından habersiz denetimler gerçekleştirerek izliyoruz.

Habersiz olarak gerçekleştirilen bu denetimlerde, her reyona özel, tüm standartları kapsayacak şekilde hazırlanan Migros kontrol listeleri kullanılıyor. 2015 yılında, Migros BT departmanı işbirliği ile geliştirilen yazılım programı tamamlanarak denetimler mobil uygulama olarak tablet cihaz ile yapılmaya başlandı. Bu sayede, etkin bir raporlama sistemi sağlandı, elde edilen sonuçlar anında Mağaza yöneticilerimiz ile paylaşıldı ve denetim sonuçlarına hızlı ulaşım sağlanarak anında aksiyonlar alındı.

2015 yılında Mağaza kalite uzmanları tarafından 954 adet habersiz doğrulama denetimi, 1.233 adet habersiz dış kurum denetimi olmak üzere toplamda 2.187 adet denetim gerçekleştirildi. Bu denetimlerde, personel hijyeni, ekipman yüzeyi ve kullanım suyunun kontrolü amacıyla bağımsız bir laboratuvara 23.288 adet hijyen analizi yaptırıldı.

2015 yılında Mağaza Kalite uzmanları tarafından gerçekleştirilen müşteri beklentileri ve memnuniyeti göz önünde bulundurularak, ürün tazelik ve gıda güvenliği kriterlerine odaklı “Taze Ürün Reyon Denetimleri Süreci” devam ettirildi. Bu amaçla et, şarküteri, meyve sebze ve unlu mamul reyonlarında toplamda 4.103 adet denetim yapıldı.

2015 yılında, müşteri beklentileri doğrultusunda hızla gelişen ve büyüyen bir dağıtım kanalı olan Sanal Market’in operasyon süreçlerinde kalite ve gıda güvenliği koşullarını ön planda tutan denetimlere devam edildi. Bu çerçevede habersiz olarak 248 denetim gerçekleştirildi. Bu denetimlerin bulguları analiz edilerek derlendi ve düzeltici/önleyici önlemlerin getirilebilmesi için girdi olarak kullanıldı.

Mağazalarımızda, Hazır Yemek Reyonlarında satışa sunulan farklı tedarikçi firma ürünlerinin kalite standardının sağlanması amacı ile “Migros ürün spesifikasyonları el kitabı” oluşturuldu ve hazır yemek reyonu bulunan tüm mağazlarımıza ve ilgili tedarikçi firmalarımıza gönderildi. Böylece Migros kendi kalite standartlarını yukarıya çekerken, tedarikçi firmalarına da katma değer sağladı.

Unlu mamüller reyonuna yer veremeyecek durumdaki mağazalarda da taze pişmiş ürünlerin müşterilere sunulabilmesi için başlatılan “M-Fırın Projesi” ile ilgili faaliyet süreçleri gıda güvenliğini ve ilgili yasa ve yönetmeliklere uygunluğun sağlanabilmesi amacıyla düzenlendi.

Kalite Yönetim Sistemleri
Migros, stratejileri ve misyonu doğrultusunda sürdürülebilir kalite ve sektörel öncülüğü sağlamak üzere; müşterilerine daima modern, güvenilir, ekonomik ve yüksek kalitede hizmet sunmaktadır. Migros, Türk Standartları Enstitüsü tarafından belgelendirilen dört Kalite Yönetim Sistem Belgesine sahip İlk Gıda Perakendecisi olan Migros TS EN ISO 9001 Kalite, TS EN ISO 22000 Gıda Güvenliği, TS ISO 10002 Müşteri Memnuniyeti ve OHSAS 18001 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim sistem belgelerine sahiptir.

Migros 2016 yılında Türkiye Kalite Derneği’ne (KALDER) üye olmuştur.

2016 yılında sürdürülebilirlik çalışmalarımızla birlikte, çevre çalışmalarımızı da kalite yönetim sistemlerine taşıyarak, TS EN ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi Belgesini almayı hedefliyoruz.

Entegre Kalite Yönetim Sistemleri kapsamında mevcut belgelerin devamlılığı için gerekli izleme ve ölçme faaliyetlerinin yanı sıra 2015 yılı içinde OHSAS 18001 Kalite belgesinin alınmasına yönelik prosedürlerin yazılımı, tüm mağazaların risk analizleri, acil durum eylem planları başta olmak üzere tüm dökümantasyon işlemleri tamamlandı.

5 Mayıs-30 Haziran 2015 tarihleri arasında 1007 Migros Mağazası, 11 Dağıtım Merkezi,5 Meyve Sebze Bölge Deposu, Genel Müdürlükteki 10 Birimde, Entegre Yönetim Sistemleri kapsamında İç Tetkikler gerçekleştirildi ve yapılan denetimler sonucunda % 90.2 ortalama başarı sağlandı.

2015 yılında ISO 9001:2008 Kalite Yönetim Sistemi, ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi ve ISO 10002 Müşteri Memnuniyeti Yönetim Sistemi belgelendirmelerine uygunluk açısından Türk Standartları Enstitüsü (TSE) denetimleri bütün mağazalarımızı ve dağıtım merkezlerimizi kapsayacak şekilde gerçekleştirildi ve ilgili bütün denetimlerden başarıyla çıkılarak bütün belgelendirilmeler yenilendi. Migros, bu belgeler ile birlikte, 2015 senesi itibariyle OHSAS 18001 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim sistem belgesine sahip olmaya da hak kazandı.

Müşterilerimizin Bilgilendirilmesi
Migros olarak benimsediğimiz müşteri-odaklı yaklaşımımız, müşterilerimizin beklentilerinin ötesinde bir hizmet sunumunu gerektiriyor. Müşterilerimizin geri bildirimlerini, şirket stratejilerimizi şekillendirirken değerli bir girdi olarak kabul ettiğimiz için hızlı ve etkin iletişim bizim için her zaman önemli bir amaç olarak yerini koruyor. Bu kapsamda, 2014 senesinde Çağrı Merkezimiz tarafından 650.000 müşterimiz ile doğrudan temas kurduk. 2015 senesinde %45’den fazla artış ile yaklaşık 956.000 müşterimize ulaştık. 2016 senesinde bu artışın sürmesini bekliyoruz.

Migros faaliyetleri TSE ISO 10002 Müşteri Memnuniyeti Yönetim Sistemi belgesine sahiptir. Çağrı merkezimize gelen çağrılar en fazla 48 saat içinde yanıtlanır. Her türlü iletişimde müşterilerimizin memnuniyeti, çözümün etkinliği ve yanıt zamanlaması ile hizmet kalitesi ve erişilebilirlik konuları nicel değerlendirilmeye tabi tutularak düzenli aralıklarla raporlanır. Bu raporlar şirketimizin büyümesine ve gelişimine katkıda bulunacak iyileştirmeler için girdi kabul edilir. Migros Çağrı Merkezi, hizmet yaklaşımını sürekli olarak geliştirmek için çaba gösterir.

Aktif ve İyi Yaşam Tarzını Desteklemek
Migros olarak, sağlıklı tercihlerini desteklediğimiz müşterilerimizin üzerinde nasıl olumlu bir etki yaratabileceğimizin farkındayız. Bu amaçla ürün portföyümüzdeki sağlıklı seçeneklerin sürekli olarak geliştirilmesi için çalışıyoruz. 2014’te sağlıklı ve iyi yaşam tarzını destekleyen, 172’si Migros’un özel markası olmak üzere 683 ürün çeşidi müşterilerimize sunuluyordu. 2015 senesinde, bu sayıyı 758’e yükseltme hedefimizi aşarak 793 adet iyi yaşam tarzını destekleyen ürünü müşterilerimize sunduk. 2016 yılında bu sayıyı 830’a ulaştırmayı hedefliyoruz. Aynı zamanda, bu ürünlerin 177 tanesini Migros’un kendi ürünleri (PL) oluşturdu. 2016 yılında iyi yaşam tarzını destekleyen Migros marka ürünlerimizin sayısını 180’e yükseltmeyi hedefliyoruz.

“M Life” adındaki özel Migros markası ise gerek organik gerekse düşük kalorili ve şekersiz tatlandırıcılı ürün gamıyla hem sağlıklarını korumak isteyen hem de sağlık sorunları bulunan müşterilerimiz için tasarlandı. Migros’un “M Life Organik” çerez ve kuruyemişleri, 2014’te BrandSpark tarafından 13.000 Türk tüketiciyi kapsayacak şekilde gerçekleştirilen ankette “Sağlıklı Atıştırmalık” kategorisinde “2014 En İyi Yeni Ürün” ödülünü kazandı.

Anadolu Lezzetleri markası ile ise yöresel veya kültürel özelliği ile ayrışan, geleneksel yöntemlerle üretilen ve “bir hikayesi olan” ürünler sunuyoruz. Türkiye’nin tüm yörelerindeki özel lezzetlerin ve yerli tohumların taranması sonucunda hayata geçirilen bu proje sayesinde, Anadolu’nun kültürel zenginliğini sahiplenerek gelecek kuşaklara aktarmayı hedefliyoruz. Bu bağlamda, geleneksel yöntemle ve yerli tohumdan üretilen yerel ürün sayımız 2015 itibariyle 31’e ulaştı. 2016 yılında Anadolu Lezzetleri ürün çeşidimizi 40’a yükseltmeyi hedefliyoruz.

2014 senesinde 125 Migros özel marka ürünü etiketinde 7 farklı besin değerine yönelik bilgi sunuldu. 2015 sonu itibariyle, ürün ambalajında beslenme bilgisiyle alakalı 7 ölçü birimi bulunan PL ürün sayısı konusunda 135 olarak belirlenen hedef, 144 olarak gerçekleştirildi. 2016 yılı için hedefimiz, bu bilgilendirmeye sahip PL ürünlerimizi 154’e ulaştırmak.
Designed by Dreams&Bytes